Buradasınız
Anasayfa > Eylemler > Fatih Müftülüğü Önünde Diyanet Protesto Edildi

Fatih Müftülüğü Önünde Diyanet Protesto Edildi

İLKE-SEN, Fatih Müftülüğü önünde, sosyal medya hesaplarından AKP’yi ve Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’i eleştirdiği gerekçesiyle işten çıkardığı İNANÇ İLKE-SEN Başkanı Özhan Uçan’a destek ve Diyanet’i protesto eylemi düzenledi.

Eylemin başında söz alan EĞİTİM İLKE-SEN Başkanı Ahmet Örs, Özhan Uçan’ın soruşturma gerekçesi ve süreci hakkında bilgi verdi. Özhan Uçan’ın Diyanet İşleri Başkanının 1 milyon liralık aracıyla ilgili ve siyasi içerikli eleştiriler yaptığını, bunun sonucunda savunması bile alınmadan işine son verildiğini belirten Örs, ülkedeki siyasi ortamın nasıl bir hâl aldığına dikkat çekti.

Daha sonra söz alan İNANÇ İLKE-SEN Başkanı Özhan Uçan, Diyanet kurumunun işleyiş ve mantığıyla alakalı değerlendirmeler yaptı ve destekte bulunanlara teşekkür etti.

Uçan, şu şekilde konuştu:

Diyanet laikliğin teminatı olarak kurulmuştur. Kurulduğu zaman da şimdi de hâkim siyasetin kurumsal bir organı vazifesinde olmuştur.

Dilerseniz araştırın ve bakın ki iktidar politikalarına uygun bir şekilde cuma hutbeleri nasıl oluşuyor, nasıl son dakika değiştiriliyor yenileri yazılıyor? Bunları samimi bir şekilde araştırıp baktığınızda göreceksiniz ki Diyanetin kendisi beni hukuksuz bir şekilde işimden atmasına sebep olan siyasetin nasıl göbeğinde?

Bunların dışında yine baktığınızda göreceksiniz ki Diyanet, devletin baskıcı ve tehditkâr gücünü arkasına alarak halkın dini anlayışını nasıl çıkarlarına göre kontrol altında tutmaya çalışıyor.  Yoksa Diyanet, tarihte peygamberler öldüren sürgün eden Yahudi âlimlerinin yönettiği Süleyman Mabedindekileri mi örnek almaya çalışıyor?

Onlar ki geçimini din satarak değil marangozluk yaparak temin eden ve rızkı Allahtan bekleyip onlara sadece nasihat eden Zekeriya’yı ve oğlu Yahya’yı öldürmediler mi? İsa’yı neredeyse çarmıha germiyorlar mıydı? Neden çünkü onların tahakküm ettiği, halkın sadakasıyla servet yığdıkları düzene karşı sadece söz söylüyorlardı.

Biz bu taşlanan, öldürülen, zorla hicret ettirilen peygamberlerin takipçileriyiz… Kötüyü ve iyiyi ayıran geceyi ve gündüzü aramızda dolaştıran Rabbe hamd olsun.

Muhakkak ki bu yaşadığımız durumda benim, siz tanık olan insanlar ve bu makam ve iktidar sahipleri için nice ibretler vardır.

Allah zalimler topluluğuna hidayet etmez!

Topluluk adına basın açıklamasını ise Emre Karaca okudu.

Karaca açıklamasına “Her insan gibi Özhan kardeşimiz de yaşadığı ülke ve dünya hakkında kanaatlere ve bunları özgürce dile getirme hakkına sahipken; bir müslüman olarak da adil şahitlik yükümlülüğü altındadır.” diye başladı ve Diyanet’in ve iktidarın eleştiriye tahammül edemediğini vurguladı.

Diyanet’in Özhan Uçan’ı laiklik gerekçesiyle işten çıkardığının altını çize Karaca, “Bizler hamdolsun ki Müslümanız, Diyanet gibi siyasetin dinden bağımsız bir alan olduğuna inanmıyoruz. Açıkça söyleyemeseler de bu utanç verici gerekçenin İslam’ın temeli olan Tevhid inancının tam karşısında yer aldığını elbette hepsi bilmektedir. Bu husustaki takdiri müslüman halkımıza ve mutlak hükümranlık sahibi olan Rabbimize bırakıyoruz.” dedi.

Savunma almadan işten çıkarma kararı veren Diyanet’i İstiklal Mahkemelerinin misyonunu sürdürmekle suçlayan Karaca, insanları rızıkla tehdit etmenin de 28 Şubatçı bir zalimlik olduğunu ifade etti.

Konuşmasının devamında “Ey iktidar sahipleri, ey din-diyanet kılıfıyla halk üzerinde egemenlik kuracaklarını sanan zavallı ruhbanlar” diye seslenen Karaca, “Sizin müstekbirliğinize boyun eğecek değiliz!” dedikten sonra köle olmayacaklarını vurguladı.

Eylem boyunca “Zalim Diyanet Hesap Verecek, Emekçiler Köle Olmayacak, Baskılara Boyun Eğmeyeceğiz, Tevhid Adalet Özgürlük, Özhan Uçan Yalnız Değildir” gibi sloganlar atılıp tekbir getirildi.

Haber: Mustafa Özeke

Eylemde okunan basın açıklamasının tam metni şu şekilde:

EY DİYANET,

HAKKI SÖYLEYENİ LAİKLİK GEREKÇESİYLE İŞTEN ÇIKARMAK 28 ŞUBATÇI BİR ZALİMLİKTİR!

ÖZHAN UÇAN YALNIZ DEĞİLDİR

Kıymetli dostlar,

İNANÇ İLKE-SEN Başkanımız Özhan Uçan, görevli olduğu Fatih İlçe Müftülüğündeki işinden Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından el çektirilmiştir.

Özhan Uçan kardeşimizin işten çıkarılmasına gerekçe olarak sosyal medyada paylaştığı yorumlar gösterilmiştir.

Evet, her insan gibi Özhan kardeşimiz de yaşadığı ülke ve dünya hakkında kanaatlere ve bunları özgürce dile getirme hakkına sahipken; bir müslüman olarak da adil şahitlik yükümlülüğü altındadır.

Özhan Uçan, bir müslüman olarak emr-i bi’l-ma’ruf nehy-i an’il-münker sorumluluğu çerçevesinde Diyanet İşleri Başkanının 1 milyon liralık makam arabasını eleştirmiş, kendisine ve sorumluluğu olan herkese nasihat etmiştir.

Halka her gün, her Cuma sohbet, hutbe ve vaazlarla kendince nasihatler etmekte olan Diyanet, çuvaldız kendisine yönelince paniğe kapılmış, hakikatin perdesini aralayan arkadaşımıza soruşturma açmıştır.

Ayrıca ülkenin idaresini elinde bulunduran AKP iktidarının yanlışlarını Özhan Uçan başkanımız kendi lisanınca dile getirmiş, hatalarını haykırmıştır.

Eleştiri, nasihat iktidar sahiplerinin kolaylıkla kabul edebilecekleri davranışlar cümlesinden olmadığı için mutlak iktidarlarının sorgulanmasını hazmedemeyenler hem dini hem siyasi konumlarından yola çıkarak idam sehpasını hazırlamışlardır.

Özhan Uçan’ın işinden çıkarılma sürecindeki soruşturma tam olarak “ibret-i âlem”liktir. Savunma alınmadan yapılan işten çıkarma ve bu işten çıkarmanın gerekçesi de “ibret-i âlem”liktir.

Şunu herkesin açıkça bilmesi gerekir:

Diyanet, Özhan Uçan kardeşimizi laikliği ihlal gerekçesiyle işinden uzaklaştırmıştır.

Bizler hamdolsun ki Müslümanız, Diyanet gibi siyasetin dinden bağımsız bir alan olduğuna inanmıyoruz.

Açıkça söyleyemeseler de bu utanç verici gerekçenin İslam’ın temeli olan Tevhid inancının tam karşısında yer aldığını elbette hepsi bilmektedir. Bu husustaki takdiri müslüman halkımıza ve mutlak hükümranlık sahibi olan Rabbimize bırakıyoruz.

Herkesin bilmesi gereken bir şey daha var ki o da şudur:

Özhan Uçan’ı, savunmasını bile almadan işten atanlar “sanığın idamına, tanıkların bilahare dinlenmesine” diye karar veren İstiklal Mahkemelerinin takipçileri olmuşlardır!

Ayrıca insanları yoksulluk, işsizlik ve açlıkla korkutarak itaate ve köleliği kabule zorlayanlar 28 Şubat zalimliğinin mirasçılarıdır! O utanç vesikasını övünerek; bile isteye boyunlarına geçirmişlerdir!

Buradan sesleniyoruz:

Ey iktidar sahipleri, ey din-diyanet kılıfıyla halk üzerinde egemenlik kuracaklarını sanan zavallı ruhbanlar,

Sizin müstekbirliğinize boyun eğecek değiliz!

Türlü yasa ve gerekçelerle insanları sindirebileceğinizi, hakikati balçıkla sıvayabileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz!

Kamu görevlilerinin işten atılmasını kolaylaştıracak yasal düzenlemeler yapın, hoşunuza gitmeyenlerin mallarını müsadere edin, savunmasını bile almadan çalışanlarınızı “kapının önüne” koyun, umurumuzda değil!

Köle olmayacağız!

Sadece Âlemlerin Rabbine teslim olanları nasıl köle yapacaksınız?

Hemen yanında durduğumuz şu koca mabedler şahittir ki nice kudretli sultanlar şimdi ayaklarımızı bastığımız bu mekânlardan gelip geçtiler ama yüz yıllardır yattıkları kabirlerinde parmaklarını bile kıpırdatamıyorlar.

Ululuk taslamak insanın haddi değildir.

Bütün yücelik ve her türlü övgü Âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. Yaratan ve besleyen sadece O’dur!

Zalimlerin baskıları ancak mazlum ve mustazafların devrimci dayanışmasını artırır.

Özhan Uçan yalnız değildir.

Kuşkusuz hesap sorucu olarak Allah yeter!

 

EĞİTİM İLKE-SEN (İlkeli Eğitim ve Bilim Çalışanları Dayanışma Sendikası, www.egitimilkesen.org)

İNANÇ İLKE-SEN (İlkeli Diyanet ve Vakıf Çalışanları Dayanışma Sendikası, www.inancilkesen.org)

SAĞLIK İLKE-SEN (İlkeli Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Dayanışma Sendikası, www.saglikilkesen.org)

topluluk adına Emre Karaca

Bir Cevap Yazın

Top